Bayrağı, pasaportu hazır: Okyanustaki plastik çöp adaları artık ülke olacak kadar büyük

Siz bu yazıyı okurken, çöpe atılan plastikler küçük su birikintilerinden nehirlere, nehirlerden denizlere, denizlerden de okyanuslara doğru bir yolculuğa çıkıyor. Hatta bazen bu romantik yolculuk yerine plastik çöplerin kamyonlar ile direkt olarak denizlere ve okyanuslara atıldığı da oluyor.

Bu plastik çöplerin sayısı öyle az buz değil. Her bir dakikada bir kamyon plastik çöp okyanuslara karışmakta. Bu her yıl 8 milyon ton plastik çöp anlamına geliyor.

Bu çöpler okyanusun akıntılarını izleyerek belirli yerlerde bir araya toplanmakta ve hatta iyice sıkışarak “karasal alan” diyebileceğimiz yerler ortaya çıkarmakta.




Pasifik Okyanusu'nda bu alanlar dağınık olarak 2 Türkiye boyutuna ulaşmış durumda. Ama bir “ada” var ki büyüklüğü şimdiden Fransa’nın büyüklüğünü geçmiş durumda.

Duruma dikkat çekmek isteyen bir kampanya, geçtiğimiz yıllarda bu adacıkların ülke olarak kabul edilmesi için Birleşmiş Milletler’e başvuru yapmıştı.

Genellikle eğlence ve trend olmuş haberler derleyen LADBible adlı internet sitesi, “Çöp Adaları” ismini verdiği, bayrağının, pasaportunun ve hatta parasının bile hazırlandığı bu ülkelerin dünyanın 196. ülkesi olması başvuruyu bir imza kampanyası ile de desteklemişti.

Kampanya, Çöp Adaları bir ülke olursa, diğer Birleşmiş Milletler ülkelerinin, daha önceden attıkları imzalar ile, ülkenin ekosistemini temiz tutmasına yardımcı olma sorumluluğu olduğuna dikkat çekiyordu.

Yani bu adaların ülke olması, diğer ülkelerin çöpleri temizlemesi için bir nevi yasal sorumluluk ortaya çıkarmaktaydı.










LADBible ve The Plastics Ocean ekipleri özellikle Dünya Okyanus Günü için hedeflenmiş bu başvuruyu, 239 bin imza ile Birleşmiş Milletlere gönderdi.


Asıl ilgi çeken ise Çöp Adaları’nın “vatandaşı olan” ünlü kişilerdi. Pharrell Williams, Mark Ruffolo, Gal Gadot, Chris Hemsworth, Jeff Goldbloom, Ezra Miller,Gerald Butler, Andy Serkis gibi oyuncuların yanında en dikkat çeken vatandaşlardan biri de Al Gore oldu.

Özellikle Uygunsuz Gerçek belgeseli ile iklim krizine dikkat çekme konusunda başarılı projeleri bulunan eski ABD başkan yardımcısı Al Gore, aynı zamanda Çöp Adaları’nın pasaportuna sahip ilk vatandaşı oldu..

Buna karşın Gore, ülkesinin küçülmesini istiyordu. Bu adacıklara daha fazla plastik çöp gelmemesi gerektiğini belirten Gore, biyolojik ve doğada çözünen alternatiflere geçme zamanının geldiğini belirtmişti.





Gore aynı zamanda karbona bir fiyat biçerek, plastiğin ekonomik “çekiciliğini” de azaltmayı önermişti.

Kampanya son yılında ünlülerin destekleri ve 250 bine yakın bireyin katılımı ile bazı ülkelerden daha fazla nüfusa sahip bir harekete dönüşerek, en sonunda Birleşmiş Milletler’in dikkatini çekmeyi başarmıştı.

Kampanyanın yaratıcılığına dikkat çeken BM sözcüsü, Stéphane Dujarric, okyanusların ve içindeki canlıların yok olmasına sebebiyet veren bu sorunun ciddiyetinin farkında olduklarını ama ülke başvurusunun kabul edilmeyeceğini belirtmişti.

Sonunda her ne kadar Çöp Adaları bir ülke olamasa da, yükselen politik baskı ile Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği 2019 sonrasında ciddi projeler geliştirerek plastiğin okyanuslara ulaşmasını engellemeye çalıştı.

Su kaynaklarına karışan plastikler çevre dostları için hep akıllarında olan büyük bir sorun.

Her ne kadar Ocean Cleanup gibi tasarım bazlı projeler veya yasal olarak özellikle Avrupa Birliği’nde getirilen cezalar, çöpe giden plastiğin sayısını azaltmıyor.

Geri dönüşüm oranları artsa da, geçtiğimiz günlerde olduğu gibi plastik çöplerin içinde Türkiye’nin de olduğu ve bu cezalara veya tasarımlara sahip olmayan ülkelere gönderildiğini görüyoruz.

Bu da Avrupa’nın denizlerini en çok kirleten ülkenin Türkiye olmasına yol açan sonuçlar ortaya çıkarıyor. Bu kirliliğin ilk üç sırasında ise bireysel olarak kullanılan, plastik torba, plastik şişe, yemek kapları ile plastik çatal bıçaklar bulunuyor.

Bireysel olarak plastik şişeleri, plastik ambalajlı ürünleri azaltmamız çok ama çok önemli. Bu yüzden Plastiksiz Temmuz gibi hareketler, bu ürünlerin alternatiflerini hayatımızda daha rahat kullanmamız ve birlikte hareket etmek için olduka etkili kampanyalardan biri.

Bununla beraber bir o kadar da önemli olan bu plastiği kullanan sanayinin biyolojik veya daha kolay geri dönüşebilen alternatiflere geçmesi ve tek kullanım odaklı tüketimin kültürel olarak hayatımızdan azalarak çıkması.

Kabul etmek gerek, plastik hayatımızda özellikle sağlık ve teknoloji konusunda vazgeçilmez diyebiliriz. Ama bu maddenin bireysel tüketim ürünlerinde artık yerinin olmaması lazım.

Doğada mikro ve nano plastiğe çözünen ama kaybolmayan, geri dönüşümünde bile kırpık dediğimiz ve kullanması imkansız parçalar geride bırakan bu madde, aynı kömür gibi geçtiğimiz yüzyılın bir hatırası olarak hayatımızdan çıkmalı.

Herkesin Plastiksiz Temmuz'u kutlu olsun.


Görkem Gömeç - Çevreci Geek - https://www.cevrecigeek.com